Neyin var sorusunun cevabının olmayışı ya da artık kendi içinde kendini bulamayışın boşluklarda yüzmene sebep olmaktan başka bi şey yapmıyor aslında. Çünkü yaşıyorsun çünkü mutlusun çünkü artık derdin tasan yok ama yine de seni daldıran seni boşluğa düşüren var içinde ve adını koyamıyosun, kendini bilmeden tedavisini de uygulayamıyosun. Başkalarına mantık kasıp kendine bi bok yapamaman da ayrı saçmalık. Ne var bende neden böyleyim diyip bi sigara daha yakıyosun belki de bi yanlışa daha adım atıyosun. Hayatımda var olan insanlara sevgim var ama bazen tahammülüm yok çünkü bazen kendime tahammülüm yok. Bazen sevildiğimi dahi bilmek istemiyorum itip kaçmak istiyorum herkesten belki uçuruma doğru balıklama atlamak istiyorum ki atlamadım mı diyorum sonra kendime. Zaten silahı doğrultup gözlerimi kapatmadım mı hissetmedim mi namlunun soğukluğunu kendi bedenimde? Kendimi vurmadım mı beni ben yapan noktadan? Ya da boğulmadım mı o derin sularda,her çırpınışta daha derinlere inmedim mi? Ee sonra.. Çıktım ama sonuç başkalarını kendi kusurlarıyla sevip kendimi kabul edemedim. Kendi kusurlarımdan nefret ettim,benimseyemedim kendimi. Kendimi kaybettiim kendi içimde. İşte şimdi bi kez daha gurur duyabilirim kendimle boka sürüklediğim için kendimi ama iyi miyim? Kesinlikle iyiyim,kesinlikle mutluyum en önemlisi huzurluyum. Sabah uyandığımda yüzümde büyük bi gülümseme ama kendimden eksiğim,kendime ait yokluğun tam ortasındayım. Yani yoksulum.


İnsanlar takıldığım noktaları yanlış anlıyorlar. Unutamadım yanılgısıyla bana kızıyorlar ama mesele o değil. Mesele kardeşim dediği adamın düzüştüğü kızı koluna takıp dolaştırması değil ya da beni 8 aylık hayat arkadaşlığında sadece 2 ay aldatmamaya dayanmış olması değil. Bunlar değil çünkü ben ona “eski sevgili-m” dahi demek istemiyorum,ilişki-m demek istemiyorum. Fotoğrafını görünce yabancılıyorum onu. İsmini duyunca irkilmiyorum çünkü bilmiyorum,tanımıyorum bana yabancı,el. Hatta ve hatta yeni sevgilisiyle yakıştırıyorum arkadaşlarımın dalga geçmesine rağmen. Meselem onunla olanlar değil,aşık olduğumu sanmam mı yoksa bi bağ kopunca aşık olsan bile böyle oluyor oluşun mu? Çünkü ben “Senin geleceğini bileyim ben gerekirse 10 yıl ağlarım” dediğim adam için hem aşık olup hem de böyle hissiz sanki daha önce tanımamış gibi oluyosam harbi harbi sikerler. Nefret desen değil artık,sevgi desen gram yok,takıntı desen o gittiğinden beri gayet mutlu bi hayata sahip oldum. Sanırım hayal kırıklığı. Aslında çok da değil. Umarım aşık olmamışımdır çünkü daha önce hiç bi erkeğe “hayatımın hatası” damgasını yapıştırmamıştım hatta ve hatta minnet duyuyodum hayatımda var olan insanlara,iyi haberlerini almak istiyodum yıllar sonra eşten dosttan. Ama nedense bu seferkinde olmadı. Kocaman bi parça bi anda belki bi gecede belki bi fotoğrafta aktı gitti. Bidaha da ne ihtiyacım oldu,ne de özlemim. İlk başta kalbimi kaybettim sandım,gülemeyeceğim,öpemeyeceğim,mutlu olamayacağım bi hayata sahip olacağım düşüncesiyle boğuştum. Ama mucizevi bi şekilde ışık hüzmesiyle biri belirdi hayatımda ve gariptir ki o gece,yıldızların altında kocaman bi denizin ortasında rakımı tokuşturarak tanıdım elimden tutacak olan adamı. İkisi de bitti mi bitti. İlki böyleyken sonuncu neden böyle minnet dolu? İlkine aşık olmadıysam eğer ikincisine aşık olmayı dilerdim ama geç kaldım sanırım umarım darısı tüm doğruların kesiştiği o noktada olur,heba olmaz yabancı ellerde,yalan olmaz günahkar yüreklerde. 


Yazmak istersin istersin istersin buraya gelince de tıkanırsın vay aq



peace-bebeyim:

Gözlerim doldu be,çok tatlı 



(peace-bebeyim gönderdi)


(peace-bebeyim gönderdi)


sevisseksmi:

-

sevisseksmi:

-

(peace-bebeyim gönderdi)


terbiyefukarasi:

YA EN COK İSTEDİĞİM!

terbiyefukarasi:

YA EN COK İSTEDİĞİM!

(mavilisaatler gönderdi)